Sultan Papağanı Forumuna Hoşgeldiniz
Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, lütfen öncelikle Forum Kurallarını okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzdan yararlanamazlar.
Eğer zaten kayıtlı kullanıcı iseniz, lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile, Giriş yapınız. (Sitemize üyelik ücretsizdir).

Jeren avatar
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

- Papağanlarda Isırma Eğitimi


 Konu: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:10:29
#1
ISIRMA


Bu konu çook uzun ve çook incelikli bir konu, dolayısıyla bu makaleyi hatmetmek uzun vaktinizi alacak. Şimdiden uyarayım Smile

Burada bahsi geçen ısırma, bir davranış bozukluğu olan, yani küçük bir canavara dönmüş, kol bacak paralayan papağanların yaptığı türde bir ısırma. Papağanınız bir yerden bir yere geçerken gagasıyla sizi sıkı sıkı tutuyorsa ve siz "ay ısırıcak, ay ısırıyor!" türü tepkiler veriyorsanız, o kadar çıt kırıldım olmayıverin, bütün sorun çözülür. Smile Yada papağanınız oyuncağını parçalamanın en hararetli anındayken parmağınızı hayvanın kafasını kaşımak için uzattıysanız ve doğal olarak "Çek lan elini! Sırası mı şimdi?" ısırığı yediyseniz, ısırmama eğitimi vermeye ihtiyacınız yok. Tek yapmanız gereken biraz haddinizi hududunuzu bilip hayvanı böyle zamanlarında biraz rahat bırakmak. Smile

Ama.. Papağanınız ani ataklar yaparak parmağınızdan kan örneği alıyorsa, kulaklarınızda her gün yeni delikler açıyorsa, dudağınız her öpmeğe kalktığınızda parça pinçik oluyorsa ve kolunuzu uzattığınızda hart diye ısırıp tadınıza bakıyorsa o zaman işte bir sorun var demektir. Aynı şekilde, sizi hiçbir şekilde ısırmıyor ama misafirleri, evdeki diğer sakinleri kalbura çeviriyorsa, yada tam tersi, kimseyi ısırmayıp bir tek size kafayı taktıysa, yine bir sorun vardır.
ANCAK!
Isırma konusunda papağan sahiplerinin öncelikle şunu bilmesi gerekir: "gaganın birincil işlevi saldırı DEĞİLDİR". Papağanınız gagasını öncelikle "yemek içmek, dokunmak, tutmak ve tüylerini taramak için bir araç" olarak görür. "Bir tehdit unsuru" olduğunu bilmekle birlikte "saldırı amacıyla kullanmak" ancak "mecbur kalırsa", "bu yönde kullanmaya teşvik edilirse" aklına gelecek bir şeydir. Papağanlar av hayvanıdır, avcı değil. Dolayısıyla doğası gereği ilk düşüneceği şey "saldırma" değil, "kaçma"dır. Papağanlar sürü hayvanıdır ve son derece diplomatik kuşlardır. Doğal hayatlarında ısırma sürü içinde çok az görülür, yada görülmez. Aralarındaki kavgalar daha çok sesler ve vücut dili aracılığıyla gerçekleşir. Papağanlar gagalarını sürüdeki diğerleri üzerinde kullanmamaya çalışır. Avcı hayvanlara dahi gaga yerine önce "zeka" silahlarını kullanırlar, eğer çaresiz kalırlarsa gagalarına başvururlar.

Peki sorun ne? Neden papağanınız sizi ısırıyor? Hatta size saldırıyor? Bunun nedeni sizde yatmakta. Yukarıda ne demiştik tekrarlayalım: Gagasının bir tehdit unsuru olduğunu bilmekle birlikte saldırı amacıyla kullanmak ancak mecbur kalırsa, bu yönde kullanmaya teşvik edilirse aklına gelecek bir şeydir. Ve evet, çoğunlukla yapılan şey budur: Papağan ebeveynleri farkında olmadan papağanlarını ısırmaya mecbur bırakır, yada ısırmaya teşvik eder. Sonunda parmaklarınızda yara bantları papağanım ısırıyor diye ortalıkla yana yakıla dolanmaya başlarsınız. Önemli olduğu ve bir türlü anlaşılmadığı için yine tekrarlıyorum: papağanınız, boyutu ne olursa olsun, doğası gereği size saldırgan davranmaz: teşvik edilmiştir yada mecbur bırakılmıştır! Ha, belki sizden önceki sahibi yada doğal hayatından yaka paça ülkemize getirilirken teşvik edilmiş yada mecbur bırakılmış olabilir. Sizin hiçbir suçunuz olmayabilir ama sebep yine de değişmez. Yani kuşunuz "kafayı sıyırmış olduğu için", "kötü niyetli olduğu için", "sizden nefret ettiği için" sizi ısırıyor değil. Öncelikle bu yanlış inançları temizlemek gerekli. Çünkü sorunun ve çözümün, her ikisinin de "sizde" olduğunu anlarsanız, sorunun yarısını çözdünüz demektir. Papağanınıza suçu attığınız sürece hiçbir yere varamazsınız.

Bu anlaşıldıysa, papağanlara "ısırma davranışını" neler öğretir, neler onu ısırmaya teşvik eder bunları görelim. Aşağıdaki bilgiler eğitime geçmeden önce mutlaka bilmeniz gerekenler. Hatta papağanınız ısırmıyorsa dahi bilmeniz gerekenler:

- İlk ve en sık karşılaşılan neden, papağanın ısırmaya teşvik edilmiş olmasıdır. Papağanınızı nasıl ısırmaya teşvik edersiniz?

Oyun oynadığı yada yemek yediği bir anda parmağınızı ona uzattınız ve onun da buna canı sıkıldı, size "çek elini!" anlamında hafif bir uyarı ısırığı attı. Sizde boş bulunup elinizi "ah!" diyerek çekiverdiniz. Son derece tesadüfi, istemsizce yapılmış bir tepki bu, ancak papağanınızı ısırmaya teşvik eden önemli bir "eğitim". Papağanınız için her an, her gün, her olay, her tesadüf bir eğitimdir. Bunu aklınıza kazımalısınız. Eğer bunu yapmazsanız, yukarıda yazdığım tesadüfün neye yol açacağını gözden kaçırırsınız. Sonra kuşunuzun ısırmaya başladığını fark eder ve "durup dururken ısırmaya başladı beni" diye şikayete başlarsınız. Hayır, durup dururken değil, bir nedenle başladı. Ona "beni ısırdığında elimi çekeceğim" mesajını verdiniz, hem de "ah!" nidasıyla onun ilgisini çekip durumu eğlenceli hale getirdiniz. Bir dahaki sefere, elinizi çekmenizi istediğinde, yine hafifçe elinizi ısıracak, verdiğiniz tepkiye göre bu davranış giderek yerleşecek. Daha sonraları sırf verdiğiniz tepkiyi görebilmek için sizi ısırmayı deneyecek ve ısırıkların şiddeti verdiğiniz tepkilere bağlı olarak artacak.

Başka bir teşvik örneği verelim: Parmağınızı kuşunuzun gagasına uzatıp çekerek, hafifçe pıt pıt vurarak, parmaklarınızı kıpırdatarak, yada kafesindeyken parmaklarınızı tellere vurup onunla oyun oynuyorsunuz. Papağanınız türlü şaklabanlıklar yapıyor, parmağınızı yakalamaya çalışıyor, sizde onun kafasını yakalayıp gülüyorsunuz vs. Yani harika bir oyun! Hem papağanınız eğleniyor hem de siz. Çok masum değil mi? Papağanınız bunun bir oyun olduğunu biliyor, siz biliyorsunuz, her şey yolunda gibi. Aslında değil. Papağanınızla bu oyunu her oynadığınızda ona "ısır beni" mesajı veriyorsunuz. İşin kötüsü, papağanınız "ısırmayı bir oyun olarak görmeye başlıyor" Yani pozitif bir teşvikle, çok sağlam bir davranış bozukluğu yerleştirmektesiniz! İlerleyen zamanda, günün başka bir zamanı, sizin kesinlikle oyun oynamadığınız bir anda, kuşunuz oyun oynamak istiyor ve tamamen masum bir şekilde parmağınızı, elinizi ısırıyor, saldırıyor. Belki çok hafif yaptı ve siz "ne yapıyorsun?" dediniz yada "aa hayır!" dediniz. Faydasız, çünkü papağanınız bunu bir oyun olarak "öğrendi". İstediği tepkiyi vermediğiniz için size derdini, yani oyun isteğini daha net anlatmak için, bu defa daha şiddetli bir ısırık attı. Ve siz daha şiddetli bir tepki verdiniz. Eveeet, artık ısırıkların şiddeti günden güne artacak ve ısırma davranışı her ısırıkta, her tepkide daha fazla yerleşecek. Ve aylar sonra siz "artık" bu oyunu oynamıyor olacaksınız ama kuşunuz "hala" 03sizi ısırmaca oynuyor olacak. Ancak siz artık bunun oyun olduğunu göremeyecek kadar acı içindesiniz.

Bunun başka bir türü yavru kuşlarda görülüyor. Papağanınız henüz bir "bebek". İnsan yavrularında olduğu gibi, papağan yavruları da büyüme aşamasında bir diş kaşınması dönemi geçirir. Ne bulurlarsa ağızlarına alırlar, çiğnerler. Ve buna insan parmakları da dahildir. Bir insan yavrusunun da ağzına sokun parmağınızı, çene gücünün farkında olmadığı için canınızı yakacak kadar ısırabilir. Aynı şey papağan bebekleri için de geçerlidir. Ancak insanlardan farklı olarak papağanlar verdiğiniz kızgın tepkilere bayılırlar! Bebek bir papağan için mantık şudur: Gagasıyla parmağınızı çiğner, gaga kuvvetinin henüz farkında olmadığı için canınızı yakar, belki kanatır, canınız yandığı için ona bağırırsınız "kötü çocuk, ne yaptın, canımı yaktın!" vs. gibi. Fakat papağanınız dediklerinizi anlamaz, onun gözünde "çok değişik çığlıklar ve sesler çıkaran garip bir yaratık"tan ibaretsinizdir. Papağanların gürültücü kuşlar olduğunu hatırlayın. Çığlık atmaya ve değişik sesler çıkarmaya "bayılırlar!" Böylece ona kızıp bağırarak kuşunuzu sizi ısırdığı için ödüllendirmiş olursunuz ve zamanla ısırma davranışını iyice yerleştirmek için elinizden geleni yaparsınız. Çoğu bebek kuşta ve yetişkin kuşta olan şeylerden biridir bu.

Isırmaya teşvik eden başka bir şey de "kararsızlık" ve "ürkeklik" durumudur. Bu genelde tecrübesiz ve ısırılmaktan korkan ebeveynlerin yaptığı bir şeydir. Ellerini uzatırlar kuş çıksın diye ama o kadar ürkek ve kararsızdırlar, elleri o kadar titrek ve isteksiz uzanmaktadır ki, kuş bunu hisseder ve "acaba çıkacağım yer güvenli mi?" diye düşünür. Bunu test etmek için ayağıyla çıkmadan önce gagasıyla tutunup sağlamlığı test etmek ister. Niyeti ısırmak değildir, can da yakmaz zaten sadece sağlamlığına bakar0. Ama ürkek ebeveynimiz öylesine ürkektir ki, papağanının sağlamlık testi yapan gagasının parmağını01 tuttuğunu gördüğü anda elini geri çeker. Papağan kafası karışmış bir halde olayı anlamaya çalışır. El yeniden uzanır, papağan bu defa daha da endişeli bir halde güvenliği test etmek ister, gagasıyla tuttuğu anda ebeveyn yeniden elini çeker. Böylece papağanın aklından hiçbir şekilde "ısırma" düşüncesi geçmemesine, tek istediği ele çıkmak olmasına rağmen ürkek ebeveyn ona "ısırma eğitimi vermiş olur." Papağan artık onu geri püskürtmek için gagasını kullanabileceğini öğrenmiştir.

Bu tip teşviklerin çeşidini genişletmek mümkün. Papağan ebeveynlerinin bazen bilmeden bazen tesadüfi nedenlerle ısırma davranışı oluşturması çok görülen bir şey. Bu tip bir şeye yol açmamak için papağanınızla iletişimi her zaman düşünerek kurun. Onlar için her şey "etki-tepkidir" Yaptığınız şeylerin neye yol açabileceğini çok iyi düşünmeniz gerekir. Aksi taktirde elinizin kalbura dönmesi kesinlikle sizin yüzünüzdendir.

- İkinci sık karşılaşılan neden papağanın mecbur bırakılmasıdır.

Papağanınız elinize gelmek istemedi ve elinizi nazikçe kenara itti. Ama hayır, siz disiplinli ve otoriter bir ebeveynsiniz ve "ben istediğimde kuşum elime gelmeli, laf dinlememezlik etmemeli" türü garip bir tavır içindesiniz. Ve kuşunuzu elinize çıkması için zorlarsınız, sonunda kuşunuz elinize çıkar. Yada ona numara eğitimi veriyorsunuzdur: el salla, dön vs. Eğitimin ilk üç dakikası harika ve eğlenceli geçti belki ancak üçüncü dakikadan sonra papağanınız sıkıldı, kafasını hafifçe geriye verdi, tüylerini söndürdü vs. ama papağanının vücut diliyle nazikçe anlatmaya çalıştığı "sıkıldım" mesajını ebeveynimiz anlamadı. Israrla eğitime devam ederken ("neden istediklerimi yapmıyor artık, az önce yapıyordun" yada "nereye gidiyorsun, eğitim bitmedi henüz") papağan sıkılmış olduğunu vücut diliyle tekrar tekrar anlatmaya çalışır ta ki ebeveynin kendisi sıkılıp, kızıp eğitimi bırakana kadar.

Bu durumlar günler, haftalar boyu tekrarlanmaya devam eder. Kuşunuz ne zaman sizi nazikçe reddetse "hiçbir sonuç alamadığını" size o anda "ele gelmek istemediğini" yada "falanca şeyi yapmak istemediğini" anlatamadığını düşünür ve haklıdır da. Bunun üzerine başka bir ifade yolu arar. Ve bu arayış çoğunlukla ısırma davranışıyla son bulur. Çünkü bir defa istemediğini göstermek için ısırdığında ve siz bir defa elinizi çektiğinizde, şaşırıp, eğitim vermek yada ele almak gibi o an sizin istediğiniz ama kuşunuzun istemediği herhangi bir tepki verdiğinizde, kuşunuz "evet, derdimi anlatmak için uygun bir yöntem buldum sanırım" diye düşünerek bu yöntemi denemeye başlar. Ve zamanla ısırıkların şiddeti artar. Siz sinirli olursunuz, kuşunuz da bu duygunuza karşılık vermeye başlar ve ısrarcı ebeveynimiz sağa sola "papağanım ısırmaya başladı, neden bilmiyorum, yardım edin" yada "ne yaptıysam sonuç alamadım, ısırıyor hep, elim delik deşik oldu, bu kuş beni sevmiyor" türü mesajlar atmaya başlar. İşin acı tarafı bu davranış bozukluğuna direk "kendisinin" "kendi anlayışsızlığının" neden olduğunun farkında bile değildir. İşin daha da acı tarafı, çözüm için "ısırdığında elini geri çekmemeye çalışır" (evet çekmemek gerekir ama hangi durumda?) ve eli giderek paralanır, sabrı giderek tükenir ve yapılması gereken her şeyi yaptığını düşünerek kuşunun psikopat olduğu düşüncesine varır.

Kuşları ısırmaya mecbur bırakan başka bir şey de kanat ayarıdır. Daha önce dediğim gibi, papağanların istemedikleri bir şeyle karşılaşma durumunda akıllarına gelen ilk tepki saldırma değil, kaçmadır. Ancak köşeye sıkıştırılan yada kanat ayarlı olduğu için kaçamayan papağanlar kendini savunmak, hayatta kalabilmek için saldırmaya mecbur kalır. Burada sizin ona zarar vermeyeceğiniz, kötü bir niyetinizin olmadığı vs. gerçeği hiçbir şekilde önemli değildir. Önemli olan onun sizi nasıl gördüğüdür. Çoğu ebeveyn burada hata yapmaktadır: ilk düşündükleri, hatta bazen bütün düşündükleri kendi iyi niyetleri, kendilerinin onu ne kadar sevdiği, ona aslında hiçbir zarar vermek istemedikleri bla bla bladır. Yani olaya tamamen kendi perspektiflerinden bakarlar, kuşlarıyla empati kurmayı, "onun gözünden olaylara bakmayı" başaramazlar. Dolayısıyla kuşları tarafından ısırılırlar ve "halbuki ben onu çok seviyorum neden böyle yapıyor?" diye anlamsız hezeyanlarda bulunurlar. Siz melek gibi bir kalbe sahip olabilirsiniz ama melek gibi kalbinizi kuşunuza "doğru bir dil" kullanarak gösteremediğiniz sürece kuşunuz sizi "ağzı sulanan şeytan suratlı bir avcı" olarak görmeye devam edecektir. Smile Buna tezat olarak, kaçabilen, uçabilen kuşlar ısırmaya daha az istekli olur. Daha önce dediğim gibi kendisini savunmak için aklından geçen ilk şey ısırmak değildir, kaçmaktır. Bırakın kaçsın. Üstüne çullanıp kafasına çarşaf geçirmeden de onu kendinize alıştırabilirsiniz, kendisinin size yaklaşmasını sağlayabilirsiniz.

- Başka bir ısırma nedeni ise öfkedir.

Öfkeye ise çoğunlukla "sıkıntı" neden olur. Öfke kaynaklı ısırma daha çok oyuncaksız ve bütün gün yada günün büyük çoğunluğunda kafeste hapis tutulan kuşlarda ve şiddet görmüş yada ebeveyninden agresif davranışlar görmüş (bağırma çağırma, sussun diye kafesine vurma, terlik fırlatma vs.) kuşlarda görülür. Ayrıca gün içinde çok fazla yalnız kalan, ilgisiz kalan kuşlarda da görülebilir. Öfkeden dolayı ısıran kuşların varacağı bir sonraki aşama tüy yolmadır. Bunu engellemek için bol sosyalleşme, şefkatli tavırlar, bol kafes dışı zaman, bol oyuncak ve tekrar tekrar söylüyorum, "her papağan türü için" olmazsa olmaz olan "oyun bahçesi" gerekir. Öfkeden dolayı ısıran bazı papağanlar bu ihtiyaçları karşılandığında kendiliğinden tüy yolmayı ve ısırma davranışını bırakır.

- Diğer bir ısırma nedeni ise hormonaldır.

Bilhassa amazon papağanlarında bu dönemler çok göze batar. Yetişkin papağanlar, türü ne olursa olsun, muhabbet, kakadu, afrika gri, her sene, bahar ve bazen sonbahar dönemlerinde çiftleşme dönemine girer. Bahar dönemi yada bahar davranışlarında papağanlar normalde olduklarından daha yıkıcı, daha agresif, daha sahiplenici, daha kıskanç, daha çabuk sıkılan, kısacası daha çekilmez olurlar. Smile (Bu konuyu ayrı bir ders başlığı altında daha geniş bir şekilde ele alacağım) Bu dönemler papağanınızın hayatı boyunca yaşayacağı "doğal bir süreçtir". Genelde bir ila iki ay en fazla üç ay sürer. Davranışlar teşvik edilmediği sürece kalıcı bir davranış bozukluğu ortaya çıkmaz. Ama bu dönemlerde ısırmaya daha meyilli olabilecekleri göz önünde bulundurularak iki kat dikkat gerekir. Genelde insanlar bu hormonal dönemden haberi olmadığı yada bu dönemin geldiğini anlamadığı için kuşlarının davranışlarındaki değişimi anlamlandıramazlar. Her zaman kuşunuzu parmağınızla oynatıyor ve hiç bir kötü davranışa sebep olmuyor olabilirsiniz. Ama bu dönemde oynatırsanız ısırma davranışını oluşturmanız neredeyse kaçınılmaz olur. Bu dönemde kuşlar bölgelerine ve favori insanlarına daha sahiplenmeci, kıskanç yaklaşırlar. Dolayısıyla bu dönemde istenmeyen misafirlerin ısırılma riski daha yüksektir. Bu nedenle kuşunuzun hormonal dönemlerini iyi öğrenin ve önleminizi alın, böylece her seneki bahar dönemini davranış bozuklukları yerleştirmeden atlatabilirsiniz. UNUTMAYIN HORMONAL DÖNEMLERDE GÖRÜLEN AGRESİFLİK ARTIŞI BİR DAVRANIŞ PROBLEMİ DEĞİLDİR. DOĞALDIR. SİZ ONA AYAK UYDURUN.

- Listemizdeki son neden ise kontroldür. Yada baskınlık.

Sebebi genelde ebeveynin fazla pasif oluşundan kaynaklanır. "Ay çocuk istiyor yapsın, napalım" mantığına sahip ebeveynler bir süre sonra çocuklarının kendilerini deşerek ısırmayı istemesi dolayısıyla büyük hayal kırıklığı yaşamaya başlayabilirler Smile Siz papağanınızın sürü liderisiniz ve öyle kalmalısınız. Doğru ve yanlışı bilen sizsiniz. Papağanınız "size" baskın çıkmamalıdır. Elbette bu onu ezeceksiniz, sürekli höt möt diyerek ortalıkta gezineceksiniz anlamı taşımıyor. Onu ancak siz istediğinizde "nadiren" omzunuza alın, yada hiç almayın. Onu sabahları kafesinden dışarı siz çıkarın, akşam gece yatarken siz sokun. Ve sürü liderliği makalesini okuyun.

...............................

Isırma nedenlerine değindikten sonra bir papağan ısırdığında neleri ASLA yapmamanız gerektiğini listeleyelim ve oradan, ısıran bir kuşun nasıl "ısırmayan bir kuş" haline çevirilebileceğine geçelim:

ASLA YAPILMAMASI GEREKENLER:

- Kuşunuz ısırdığında ASLA ona bağırmayın. Daha çok ilgisini çeker, onu ısırmaya teşvik edersiniz.

- Kuşunuzu elinize alırken ASLA tereddüt içinde, ürkek olmayın. Korkuyorsanız, elinize bir şey sarın, sopa kullanın ama kendinizden ve korkunuzdan emin olmadan kuşunuza çıplak elinizi uzatmayın.

- Papağanınız (hafifçe yada şiddetli) ısırdığında ASLA gagasını tutup sallamayın. Bu şekilde papağanınızı, doğal hayatlarında yaptıkları "gaga güreşine" davet edersiniz yani onu daha agresif daha ısırgan olmaya teşvik edersiniz. Gaga güreşi papağanlar için bir oyundur ama "papağanlar arasında" oynanmalıdır. Parmaklarınızla değil.

- Papağanınız sizi nazikçe reddediyorsa onu hemen dinleyin ASLA illa şimdi dediğimi yapacaksın türü inatlaşmalara girip onu daha sert tedbirler almaya teşvik etmeyin. Gerekirse uzaklaşın, daha sonra tekrar deneyin yada bir rüşvet (ceviz, badem vs.) vererek elinize kendi isteğiyle çıkması için onu ikna edin. Tekrarlıyorum, inatlaşmayın, ikna edin!

- Isıran bir papağanın sırtına, kafasına, gagasına ASLA yukarıdan elinizi uzatmayın, kafesin telleri arasından parmaklarınızı sokmayın. Yani ısırılmaya davetiye çıkarmayın.

- Isıran bir papağanı ASLA cezalandırmayın. Ona ısırmamayı cezayla öğretemezsiniz. Papağanlar cezadan anlamaz. Ona bir davranışı kazandırmanın yada unutturmanın yolu ceza değildir. Ceza sadece ilişkinin daha kötüleşmesine, daha fazla yerleşmesine neden olur.

- Kuşunuz sizi "hafifçe" ısırdıysa ASLA elinizi geri çekmeyin, ona kızmayın ve korkmuş görünmeyin. Ya "hiçbir" tepki vermeyin yada net bir sesle "hayır" deyin. Bunu bir kaç yerde daha dedim ama yanlış anlaşılan yönü şu; eğer papağanınız parmağınızı koparırcasına ısırıyorsa elinizi gagasına vermeye devam edin demiyorum, bu durumda elinizi ona hiç uzatmayacaksınız bile! Böyle bir durumda onu direk eğitime almanız gerekir. Ve eğitim yolu kanlı parmağı gagaya daha fazla sunmak değildir. Smile

- Bebek papağanınız varsa ve bu bebek bilmeden parmağınızı biraz fazla ısırırsa ona ASLA kızmayın, aşırı bir tepki vermeyin. Kızgın ve direk bir bakışla gözlerine bakın ve sakince "hayır" deyin, ona "parmak" ve oyuncak arasındaki farkı öğretin. (göstererek, bu, parmak, cici, deyip parmağınızı yüksek sesle öpün. Bu, oyuncak, har har har diye ısırın ve gagasına verin, ısırmasını sağlayın. Evet, aynı bir insan yavrusuna bir şey öğretiyor gibi. İster cennet papağanınız olsun ister ara. Ona kelimeleri ve nesneleri öğretin!)

ISIRMAMA EĞİTİMİ02

Pekala, şimdi gelelim fasülyenin nimetlerine. Isıran bir papağanınız var ve diyorsunuz ki, tamam tamam anladım, işte hata yapmışız bir kere nasıl düzelteceğiz? Ben de diyorum ki, hayır, tamam değil, "önce" hatanız neydi bunu düşünün ve bilin, ondan sonra ancak kuşunuzun davranışını düzeltebilirsiniz.

Evet bir kuşu ısırmaması için eğitmenin "BİRİNCİ AŞAMASI" nerede hata yaptığınızı, nerede hata yapıyor olduğunuzu, papağanınızın "ne zaman?" "kimi?" "neden?" ısırdığını BİLMENİZDİR. Eğer onu ısırmaya farkında olmadan teşvik ediyorsanız, siz bu teşvikin farkına varıp bunu düzeltmeden, istediğiniz eğitimi verin kuşunuza, "ısırma sorununu aşamazsınız!" Dünyanın en süpersonik papağan eğitimcisi gelsin, papağanınızı ele kucağa çıkan, hiç ısırmayan bir kuş yapsın ve size geri versin, siz o "ısırmaya teşvik eden davranışı" bırakmadığınız sürece ısırma davranışını "tekrar" oluşturursunuz. Önemini anlıyor musunuz? Eğitime geçmeden ÖNCE şunları iyice düşünün:

- Papağanınızın vücut dilini ne kadar anlıyorsunuz? Bir şeyi isteyip istemediğinin, onun size bakışındaki anlamların ayırtına varabiliyor musunuz? Neden kabardığını, gagasını sopaya sürttüğünde ne demek istediğini, kanatlarını açışını, gözbebeklerinin büyüyüp küçülmesinin ardında yatan farklı farklı anlamları vs.

- Aranızda kurulu bir dil var mı? Siz bir şey dediğinizde o ne kadarını anlıyor, o bir şey dediğinde siz ne kadarını anlıyorsunuz?

- Mama kabına türlü yiyecekler koyduğunuzda hangi yiyeceği "ilk önce" yediğini (yani hangisinin favori maması olduğunu) biliyor musunuz? En sevdiği oyuncağının ne olduğunu biliyor musunuz?

- En çok ne yaptığınızda mutlu oluyor? (el çırpmak, gülmek, çıkardığınız garip bir ses)

- Kuşunuz gün içinde ne kadar yalnız kalıyor? Yalnız kaldığında neler yapıyor? Oyuncaklarına dokunuyor mu, mama yiyor mu, ötüyor mu? Sizi çağırıyor mu? Gerekirse eve bir kamera koyun siz yokken çeksin diye.

- Evde en düşkün olduğu kişi kim? Ona olan tavırlarıyla diğer insanlara olan tavırları arasında ne gibi farklılıklar var? Favori insanı dışındakiler ona ne sıklıkla dokunuyor, onun buna tepkisi ne oluyor? Diğer insanlar Favori insanının yanında ona dokunurken, kuşunuz "nereye bakıyor, nasıl bakıyor?"

- Evde, oyun bahçesinin yakınlarında, kafesinin çevresinde sevmediği, korktuğu bir eşya var mı?

- Evde başka hayvanlar yada küçük bir çocuk varsa, onlarla iletişimi nasıl? Onlara sinirleniyor mu? Kıskanıyor mu? Onlar yakınlarından geçerken yada ona baktıklarında vücut diliyle neler söylüyor?

Şimdi gelelim "ilk ısırık" konusuna:

- İlk ısırığı ne zaman aldınız? Nasıl bir ortamdı? Kimler vardı, ses, müzik, gürültü var mıydı? Hangi odadaydı, kafesi yakında mıydı (yada kafesinde miydi)? O sırada o ne yapıyordu, siz ne yapmak üzere ona uzanmıştınız?

- Isırılmaya başladığınız sırada evde yada hayatınızda bir değişiklik, üzüntü, stresli bir durum var mıydı? Aynı şekilde ısırılmaya başladığınızda kuşunuzun hayatında bir değişiklik yaşanmış mıydı? (kafes değişikliği, ev değişikliği, ikinci bir kuşun eve gelişi, arkadaşı yada eşi olan kuşun kaybı, eve yatılı misafirlerin gelmiş olması vs.)

- Kuşunuz sizi ilk ısırdığında hangi dönemdeydi? Bahar? Sonbahar? Kış? Yaz?

Bunları sorduktan sonra kendinize, sıra ikinci ve üçüncü ısırıkları ne zaman ve ne şartlar altında aldığınızı düşünmeye geldi. Ve en son kendinize şu soruyu sorun:

Kuşum beni hangi durumlarda ısırıyor?

Bunları düşünmemizin nedeni, kuşunuzun "neden" sizi ısırmış olduğunu bulmak. Mutlaka ama MUTLAKA bir nedeni var. Bazen nedenler birden fazla olabilir. Bu yüzden sizi hangi durumlarda ısırdığını bilmeniz çok önemli. Çünkü aşağıya yazacağım eğitim yöntemlerini otomat bir şekilde uygulamayacaksınız: eğitimi "sizi hangi durumlarda ısırdığı" bilgisinin üzerinden siz şekillendireceksiniz. Aşağıdaki eğitim metotlarını bu bilgiye dayanarak uygulamaya çalışın.

İşin püf noktası, "eğitime başlangıç aşaması" şu: Sizi ısırmayı ona unutturacak şartlar yaratmalısınız. Hangi şartlarda sizi ısırdığını düşünün ve bu şartları eğitim tamamlanana, kuş artık ısırmamaya başlayana kadar DEĞİŞTİRİN.

Bir örnek verelim: Kivi son derece sevecen, kendini sevdiren bir kuş. Ama bazen öyle bir ısırıyor ki, parmak buduyor resmen. Kivi nerede, hangi durumda ısırıyor? Kafesine parmak sokulduğunda parmağı, omuzdayken kulak ısırıyor, yerde dolaşırken ayakları ısırıyor, tam öpücük verdiği sırada dudağa bir ısırık atıyor ve kafa kaşıtmak için kafasını açtığında bir süre sonra parmağı ısırıyor. Bütün bunları her zaman yapmıyor. Bazen, kafasına eserse. Üstelik ısırmadan öncesinde de hiç uyarı vermiyor, aniden saldırıyor.

Bu papağanın ısırma sorununun kaynağında "öfke", "baskınlık" ve "teşvik" var. Kafesine parmak sokulduğunda ısırmasının nedeni "öfkesini" (kafesinde sıkılıyor, kafes yeterince geniş değil yada oyuncak az yada oyuncaklarını sıkıcı buluyor) ve "baskınlığını" (buraların hakimi benim, kafesin dışındasın bana mama uzatıyorsun diye kendini sürü liderim sanma) göstermek. Omuzdayken kulağı ısırmasının nedeni yine baskınlık. Ayakları ısırmasının nedeni teşvik. (ayaklarını ısırdığımda bağırıp çağırıp kaçışıyorlar ve çok eğleniyorum. Bu çok sevdiğim bir oyun), Öpücük sırasında ısırmasının nedeni yine bunu bir oyun olarak görmesi ve teşvik edilmiş olması. Ve kafasını kaşıtırken birden ısırmasının nedeni de yine aynı. Oyun ve teşvik edilmiş olma.

Şimdi bu durumdaki bir papağanda hangi şartları değiştireceğiz?

1. Kivinin kafesine asla parmak sokulmayacak, elden mama "kafes içindeyken" verilmeyecek. Kafes temizliği o kafesinde değilken, yada başka odadayken yapılacak.

2. Kivi asla omuza çıkarılmayacak.

3. Kivi yerde dolaşırken ayaklar battaniyeyle yada koltuğa çekilerek gizlenecek, onun yakınlarından, yada onunla aynı odada bilhassa çıplak ayakla dolaşılmayacak. Ona yerlerdeyken oyalanabileceği ilginç oyuncaklar verilecek.

4. Kafası kesinlikle parmakla kaşınmayacak, uzun bir çubukla vs. ile kaşınacak.

5. Kivi gagasından öpülmeyecek, gövdesinden öperken de mutlaka gagasıyla yüz arasında bir set olacak.

(Papağan okulundan alıntıdır )
http://i46.tinypic.com/140htls.jpg


Timneh Afrika Gri Papağanı - Rıfkı
Whiteface - Bulut
Lutino - Yağmur
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:11:27
#2
Cidden çok uzunmuş.Ama bilgime bilgi kattı bura.Alkis
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:11:55
#3
(07.08.2013, Saat:11:27)SultanPower Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Cidden çok uzunmuş.Ama bilgime bilgi kattı bura.Alkis

Ne mutlu bize o zamanSmile
http://i46.tinypic.com/140htls.jpg


Timneh Afrika Gri Papağanı - Rıfkı
Whiteface - Bulut
Lutino - Yağmur
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:12:01
#4
uzun ve yarralı bilgiler için teşekkürlerSmile +rep
Bir gün kıyamet kopar çöker karanlık
ALLAH bizi affetmez çok günah aldık
Sevenler ayrılamaz,bir plan yaptık
Tüm ÇARŞI cehenneme kombine aldık.


Özel Mesaj İle Yardım Talebi Yasaktır!
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:12:12
#5
Rica ve teşekkür ederim Smile
http://i46.tinypic.com/140htls.jpg


Timneh Afrika Gri Papağanı - Rıfkı
Whiteface - Bulut
Lutino - Yağmur
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 07.08.2013, Saat:13:59
#6
Evet güzel ve tam hatimlik)
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 23.09.2013, Saat:12:57
#7
bilgiler için teşekkürlerSmile
ilk defa kuş bakacağım, Taç Benek (Sultan), Şam Fıstığı(Muhabbet) ile iletişim kuramaya çalışırken yukarıdakileri dikkate alacağım.
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Isırma Eğitimi
 Tarih: 04.12.2013, Saat:09:51
#8
güncel
http://i46.tinypic.com/140htls.jpg


Timneh Afrika Gri Papağanı - Rıfkı
Whiteface - Bulut
Lutino - Yağmur
Ara
 


Papağanlarda Isırma Eğitimi konusu
Papağanlarda Isırma Eğitimi Konusunun Linki Direk Link
Papağanlarda Isırma Eğitimi Konusunun HTML Kodu HTML Link
Papağanlarda Isırma Eğitimi Konusu BBCode Linki BBCode Link
Papağanlarda Isırma Eğitimi Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Isırma PaşaPaşa12 3 476 01.08.2015, Saat:22:47
Son Yorum: senelemir
  dün aldığım erkek sultan papağanımın eğitimi konusunda yardım lütfen.. shinto 22 3,608 06.12.2012, Saat:22:03
Son Yorum: shinto



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
DMCA.com Protection Status