Sultan Papağanı Forumuna Hoşgeldiniz
Eğer sitemize yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, lütfen öncelikle Forum Kurallarını okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için Kayıt olmalısınız. Üye olmayanlar forumumuzdan yararlanamazlar.
Eğer zaten kayıtlı kullanıcı iseniz, lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile, Giriş yapınız. (Sitemize üyelik ücretsizdir).

rascalboyfb avatar
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

- Papağanlarda Fobi


 Konu: Exclamation  Papağanlarda Fobi
 Tarih: 21.11.2012, Saat:10:23
#1
PAPAĞANLARDA FOBİ

Papağanlar av hayvanıdır. Dolayısıyla, doğal ortamını hiç görmemiş bile olsa, "avcı"dan ve tehlikeli gördükleri herhangi bir şeyden korkmaları doğuştan getirdikleri bir özellikleridir. Papağanınız, vahşi hayatta nelerden korkuyorsa, çekiniyorsa, ev ortamında da onlardan çekinecektir. Kendisine yukarıdan yaklaşan bir insanla, yukarıdan saldıran kartal aynı şeydir. Ani hareket yapan elinizle, avcı bir hayvanın atağı aynıdır, ya da evde pat diye düşen bir kitap, ormanda ürkmelerine sebep olacak hareketliliklerle aynı şeydir. Bu vahşi doğası nedeniyle, papağanlar tehlikeli olabilir, kendini savunmak için ısırabilir, rahatlıkla saldırganlaşabilir ya da, fobik davranmaya başlar ve kolayca bir şeyden ürküp uçabilir, pencere de açıksa, vah vah. Onların, av hayvanları olduklarını (gagaları ne kadar büyük olursa olsun) sakın unutmayın. Ürkeklik, tedirginlik, endişe, bilmediği şeylerden uzak durmak, sığınmak, korunmak için sürüsüne güvenmek onun doğasında vardır. Bu doğayı asla değiştiremeyeceğimize göre, onun özelliklerini bilerek yaklaşmamız gereklidir.

Bilmeden yaptıklarımız ya da geçmişten gelen bazı sorunlar dolayısıyla papağanlar fobi edinebilirler. Elde büyümüş kuşlarda, uçmayı öğrenmeden doğal hayatından koparılan kuşlarda ve yaşadığı ortama tam olarak ayak uyduramadan kısa kanat ayarı yapılanlarda daha sık görülmektedir fobi. Afrika Gri papağanları ve Galah kakadular ise, türsel bir özellik olarak, kuşlar arasında fobi edinmeye en yatkın türler olarak bilinir.

Fobik bir papağan, bazen bir oyuncağa, bazen kafesinin dışına çıkmaya ya da size korku besleyebilir. Fobiler bir çok nedenden ortaya çıkar. Yavruyken yeterince uçamamak, dolayısıyla avcılardan nasıl kaçacağını bilememek, bir kazaya şahit olmak, kötü muamele, tek düze bir hayat, tanımadığı insanların temasına maruz kalmak gibi nedenlerin yanısıra, kuşunuzun içinde gizli olan fobileri farkında olmadan siz de tetikleyebilirsiniz. Tetikleyici nedenlere geçmeden önce belirteyim, papağanınız vahşiyse ona hemen fobi tehşisi koymayın. İnsana alışkın olmayan vahşi bir papağanla, ele, insana alışık ama fobik papağan arasında fark vardır. Bir papağanın eve ilk geldiğinde insanlara hırlaması, onlardan kaçınması, onlara güvenmemesi, ilk başta oyuncaklarından (doğaları gereği tanımadığı nesnelerden korkarlar unutmayın) korkması NORMALDİR. Fobik sorunlar, daha çok kuşlar ortamlarına alıştıktan, insanlarına bağlandıktan sonra kendisini gösterir.

Neden papağanınız ortamına ve size alışmış olmasına rağmen elinizden çekiniyor, hatta sizi dudağınızdan öperken elinizi görünce ısırıyor, yada bir oyuncak gördüğünde ödü patlayarak kaçıyor ya da belli bir renkteki eşyalara, belli özellikteki insanlara (örn. bıyıklı yada beyaz saçlı insanlar) karşı öfke/korku hissediyor olabilir?
Başına gelen kötü birşey, belki petshopa transferi sırasında yaşadığı korku, ilk gördüğü insanların muamelesi, onu birden korkutan bir eşya, o eşyanın rengi, nefret ettiği bir ortamda durmak zorunda olmak, bir insanın kötücül düşünceleri vs. bir papağanın asla unutmayacağı şeylerdir. Yeni insan sürüsüne katıldığında, doğru davranışlar ve yaklaşımlarla bu korkularını aşar. Fakat bazen, bizlerin bilmeden yanlış davranması, bastırdığı korkularını (papağanlar hiçbirşeyi unutmaz, bastırır, tekrar hatırlayalım) birer fobiye dönüştürebilir. Fobilerin olağan sonucu agresiflik, panik, ısırma, kendini yolma, hırlama ve mutsuzluktur (bunların biri, bir kaçı yada hepsi fobi kaynaklı davranış bozukluğu göstergesi olabilir). Ancak hepsinin temelinde “aşırı korku” vardır. Kuşunuzun derinlerde yatan korkularını neler tetikler?

Yanlış yaklaşma:

Bu önemli bir konu çünkü çoğu insan papağanlara nasıl yaklaşılması gerektiği hususunda oldukça bilgisiz. Papağanlar sıradışı canlılar olsa da, bazı bakımlardan diğer hayvan türleriyle ortak bir yönleri vardır: hiçbir hayvan kendisine üstten yaklaşılmasını sevmez! Bilhassa henüz o kişiyle arasında bir sevgi-güven bağı yoksa! Papağanlara, avcunuz yukarıda, parmaklarınız rahat, yumuşak ve yavaş hareketlerle, onun başıyla aynı hizada ya da aşağıdan elinizi uzatmalısınız. İlk tanışırken elinizin üstünü göstermeniz, onun için çok tekinsizdir; onu tutmaya kalkabilirsiniz, avcunuzda gizli bir şey olabilir, o parmakların altında sivri tırnaklar olabilir. Emin olun kuşunuz eli, avcunuzu, parmaklarınızı ne yöne kıvırabildiğinizi, onları nasıl kullandığınızı biliyordur. Herşey bir yana sizi garip buluyordur (kanatlarınız yok, bacaklarınız bir acayip, el denilen uzuvlarla onu bunu tutuyorsunuz, kafanız yüzünüz falan kıl dolu, gözlerinizin ikisi de önde, kocaman, hareketli, yumuşak bir ağız, üstelik cüsse, boy olarak da ona göre bir devsiniz.) Dolayısıyla garip bir yaratık olarak kuşunuza daha anlayışlı yaklaşmanız gerekli. Gereksiz el kol hareketleri, ani hareketler, sesinizi yükseltmeniz, gereksiz ve çeşitli mimikler vs. tüm bunlar kuşunuzu ürkütebilecek aşırı davranışlardır. Unutmayın, papağanlar sizden çok daha iyi duyar, çok daha iyi görür, sezgileri sizinkinden kat kat üstündür, ve sizden çok daha iyi vücut dili okur. Bu yüzden onunla bağırarak konuşmanız, ortalığı inletircesine gülmeniz vs. onun için tedirginlik verici şeylerdir. Onun bu ses değişimlerine ne kadar hassas olduğunu, onun yakınında hapşırdığınızda görebilirsiniz J Karşınızda, fiziksel ve duygusal olarak hassas bir av hayvanı olduğunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmamalısınız.
Şimdi yanlış yaklaşımların, papağanınızın fobi edinmesine nasıl, neden olduğunu bir kaç örnekle görelim:

Kuşunuz başarısız bir iniş yaparak yere paldır küldür düştü ve oldukça korktu. Doğal olarak vereceğiniz tepki kuşunuza yaklaşıp onu elinize almak ve sakinleştirmeye çalışmak olacaktır. Niyetiniz tamamen şefkat temelli olsa da, bu davranış kuşlarda güven fobisi oluşmasını tetikler! Sizin iyi niyetiniz yere düşmüş ve dolayısıyla şaşırmış/ korkmuş kuşunuz tarafından hissedilmez. Kuşunuz, siz, onun üstüne tam bu savunmasız anında geldiğiniz için (üstelik büyük ihtimalle yukarıdan yaklaşıyorsunuz) içgüdüsel olarak kendisini “av” gibi hisseder. Üstüne üstlük papağanınızın kanatları ayarlı ise ve uçmak-kaçmak gibi bir imkanı da yoksa, fobik tepkilerin ilk temelini atmış olursunuz. Zamanla zarar görmediğini bilse dahi, “onun evcil insanı” olmaktan çıkıp, “kendisini yemeyen bir avcı” olarak kafasında yer etmeye başlarsınız. Bu durumda yapmanız gereken şudur halbuki: Kuşunuza düşünmesi ve durum tahlili yapması için de zaman tanımalı, başına her ne geldiyse, ona olayın hemen ardından değil, biraz bekleyip öyle yaklaşmalısınız. Bu arada onun vücut dilini okumanız da gereklidir. Düştüğünde onu bekleyin "önce size doğru dönmesini, size yönelmesini" bekleyin. Bu şu demek: "gel al beni, düştüm". İşte o zaman avcı değil, ebeveyni olursunuz.

İkinci bir örneğe geçelim; bu genelde çocuklu ailelerde olabilecek türde bir olay. Kuşunuz kafesinde dinleniyor ve gaza gelmiş ortalıkta koşuşturan korkusuz bir çocuğunuz/misafir çocuğunuz var. Ve çocuk pat! diye kafese abanıyor (ya da elindeki bir şeyle kafese vuruyor vs) ve çoğu çocuğun yaptığı gibi megafon yutmuş gibi bağırarak size kuşun haberlerini veriyor. Evet, güven fobisini tetikleyecek bir şey daha. Papağanınız çocuğun bu davranışları nedeniyle huzursuz oldu, kendini en güvenli hissettiği yerde, kafesinde, saldırıya uğradı. Bu iki sonuca vardırır onu: tetikte olmalıyım bir, iki, çocuk düşman. Tetikte olması gerektiğini düşünen kuş herşeye temkinli yaklaşır, hele bir de bu düşüncesini güçlendirecek bir iki şey daha yaşadı mı, fobik bir tepkiye doğru adım atarız. Ayrıca kafesine şiddetle çarpma, kafesin devrilmesi, kafesin içindeyken etrafının bir çok (bilhassa misafir, tanımadık) insanla çevrelenmesi vs. Tüm bunlar güvensizliği tetikleyebilecek durumlardır. Bu durumlarda, gecikmeden, kuşunuza güvende olduğunu bir kez daha hissettirmeli ve öğretmelisiniz ki ileride güven fobisine kapılmasın.

Üçüncü bir örnek daha verelim: Eve misafirleriniz geldi, ya da siz kuşunuzla misafirliğe gittiniz. Burada kuşunuzun bir sürü tanımadığı insan var ve hepsi de papağan evladınıza büyük bir ilgiyle yaklaşmak, dokunmak istiyor. Unutmayın, papağanlar tek eşlidir, ve eşlerine her bakımdan güvenirler. Eğer onun bu güvenini sarsarsanız, fobik bir kuşunuz olur. Papağanınız bu tanımadığı insan yığınına karşı sizin korumacı yaklaşımıza güveniyor, ancak siz “papağanım hiç ısırmaz, bakın alın elinize vs. diyerek kuşunuzu yabancıların koluna koyuyorsunuz, ona dokunulmasına izin veriyorsunuz (misafirler genellikle kuşa nasıl yaklaşılması gerektiğini bilmeden, sırtından sevmek üzere uzanırlar ve bu talihsizce bir yanlıştır). Belki papağanınız bu insanların koluna kondu, kendisini sevdirdi vs. Ancak papağanınıza bu arada şunu öğretmiş oldunuz: “beni koruması için aileme güvenemem ve istemediğim durumlardan kaçınmak için ben kendimi korumak zorundayım.” Bu misafirlere kuş sevdirme vs. olayını devam ettirdikçe göreceksiniz ki, önce, misafirlere saldıran/yada onlardan kaçan, zamanla onları ısıran bir kuşunuz, sonra size olan güvenini yitirdiği için size hırlayan, sizi ısıran bir kuşunuz olmuş.
Papağanların tanımadıklarına hafifçe homurdanması, onları hafifçe tehdit etmesi normaldir; sonuçta o tek eşli bir canlı ve hiç kimseye kendi ailesinden/sürüsünden daha yakın, daha güvenerek yaklaşmaz. Ancak misafirlere karşı belirgin bir korku, saldırganlık gösteriyorsa, kuşunuzda güven fobisi oluşmuştur, ya da oluşmak üzeredir. Unutmayın, onu misafirlerle tanıştırmalısınız, ama ona kendi rızası dışında dokunulmasına engel olmalısınız. Ayrıca tanımadığı insanların onu izlemek için dahi olsa, üstten yaklaşmasına, etrafını sarmasına, ya da onu el hareketleriyle rahatsız etmesine engel olmak zorundasınız. Siz onun ebeveynisiniz, korunmak için size güvenmesi çok normal, korumazsanız, güveninin sarsılması da çok normal.

Papağanın varlık alanına saygı göstermeme:

Papağanlar kendine saygısı olan, bedenine değer veren kuşlardır. (bütün kuşlar öyle aslında) Hiçbir papağan aptal yerine konmayı, kaale alınmamayı, haklarının ihlal edilmesini ve gereksiz yere kısıtlanmayı kaldıramaz. Hele kuşunuz bir de büyük ve zeki türlerden biriyse, kendinize iki defa çeki düzen vermek durumundasınız. Bir papağana yaklaşırken yaptığınız gereksiz el hareketlerinden tutun da, sırf ısırmıyor diye ısrarla ve sürekli sırtını okşamanız, size seslendiğinde ona cevap vermemeniz, kendi kararlarını vermesine engel olmanız, onun yaşamsal saatlerini ihlal etmeniz papağan açısından bir hakaret olarak algılanacaktır. Hakarete uğradığını düşünen bir papağan da psikolojik sorunlara açık olacaktır.
Sık yapılan hatalardan örneklerle görelim:

Kuşunuz mutlu mutlu koltuğun kenarında oturuyor. Ancak siz onun sizinle mutfağa gelmesini istiyorsunuz ve ona elinizi uzatıp “çık” diyorsunuz. Papağanınız ne istediğinizi anlıyor fakat gelmemek konusunda kararlı davranıyor, çünkü orada oturmaktan memnun. Fakat siz onun bu tercihini, itaatsizlik olarak algılıyorsunuz ve onu daha da zorluyorsunuz. Sonuçta kazanan siz oluyorsunuz ve birlikte mutfağa gidiyorsunuz. İşte güven fobisine neden olacak bir şey daha yapmış oldunuz. Onun dilini çözüp, onun isteklerini dikkate almayarak ona hakaret ettiniz.

Başka bir tane. Kuşunuza, sevmek için, elinizi uzatıyorsunuz fakat o kendini sevdirmek istemiyor ve hafifçe dikilerek başını geriye çekiyor, tüylerini söndürüyor. Fakat size alışık olduğundan sizi ısırmak da istemiyor. Ancak siz onun vücut diliyle anlatmaya çalıştığı “bana dokunma” isteğini dikkate almayarak, “ne zaman istersem ona dokunabilmeliyim” düşüncesiyle gagasını, başını, sırtını sevmeye başlıyorsunuz. Papağanınızın sesi çıkmıyor, sizin dokunuşlarınıza boyun eğiyor fakat bu şekilde onun fobik davranışlarını bir kez daha tetiklediniz.

Reddedilme durumlarında yapılacak şeyler şunlardır: geri çekilip onu bir süre yalnız bırakmak, aradan on dakika geçince tekrar denemek. Eğer hala istemiyorsa, bir rüşvet uzatmak, örneğin ceviz. Ceviz verip onu sevme talebinizi tekrarladığınızda büyük ihtimalle olumlu yanıt alırsınız. Ya da elinize çıkmasını istiyorsanız, cevizi ancak elinize çıktığında alabileceği bir uzaklıkta tutarsanız, cevizi yemek için kendi isteğiyle elinize çıkacaktır. Bu şekilde güvensizliğe neden olmadan onu ikna edersiniz. Eğer ısrarla uzak durmanızı istiyorsa, yapacağınız şey, hafifçe gagasını sevip (kesinlikle tüylerine dokunmadan), onu rahat bırakmak olmalı. Eğer her sizi ittiğinde hiçbirşey yapmadan geri çekilirseniz onun bu davranışını alışkanlık haline getirirsiniz.

Son bir örnek verelim: Papağanınız oyun modunda, bir orada bir burada koşturuyor, ya da bir ağaç parçasını talaş haline getirmeye odaklamış kendisini. Siz bu sırada ona eğitim vermeye niyetlendiniz ve gidip kuşunuzu zorla oyunundan koparttınız, T sopaya koydunuz. Birincisi, zaten ona eğitim veremeyeceksiniz, çünkü papağanınızın aklı hala oyunda olduğu için, söylediklerinizin hiçbirini yapmayacak ya da dinlemeyecek. İkincisi, papağanınızla ortak bir eğitim saati belirlemek yerine, onu sizin saatinize ayak uydurması için zorladınız, böylece onun haklarını ihlal ettiniz. Papağanınız bunu kesinlikle bir yere not eder ve bu durum sürekli olarak tekrarlanırsa (tam yemek yerken, onu oynamaya zorlamak, tam uyurken onu yemek yemeye zorlamak, tam oynarken onu uyumaya zorlamak vs. gibi çeşitli şekilleri olabilir bunun) papağanınız, stresli, canı sıkkın bir kuş haline gelmeye başlar, ve ilerleyen durumlarda, size itirazlar, sonunda da ısırma/agresiflik davranışları görülür. Siz ona her yöneldiğinizde "rahatsız edileceğini düşünmeye başlar" Dolayısıyla fobilere giriş yaparız. Unutmayın, papağanlar vahşi kuşlardır demiştik, av hayvanı tedirginliğine sahip olduklarını kabul ettiğiniz gibi, kendilerine göre bir saatleri olduğunu da kabul etmek durumundasınız. Eğitim vakitlerini onun canının sıkıldığı zamanlara denk getirmeli, günlük aktivitelerine müdahale etmemelisiniz. Günlük aktivitelerinde ona eşlik edebilirsiniz (birlikte yemek yemek, birlikte oynamak, birlikte uyumak, birlikte banyo yapmak vs. gibi) ama bunları yapmaktan onu alıkoymamalısınız.

Aşırı Israr/inatlaşma

Bazen papağan evlatlarımıza bir şeyi öğretirken, ya da onları bir davranıştan vazgeçirirken hafif ısrarcı olmak gerekir. Böylece istediğiniz şeyde kararlı olduğunuzu ve sürü liderinin siz olduğunuzu anlatmış olursunuz. Ancak bu hafif ısrar şiddetlenirse, kuşun üzerinde stres, baskı ve korkuya neden olursa, aranızdaki ilişkide müthiş bir gerileme yaşanır, ilerleyen durumlarda kuşunuzda güven fobisi oluşmasına neden olursunuz. Kuşunuza hiçbirşeyi zorlayarak, kızarak, cezalandırarak, bağırarak, onunla inatlaşarak öğretemezsiniz. Papağanınız için “herşey” bir oyundur. Siz ona ciddi bir takla at eğitimi veriyorsunuzdur ama o hiçbir zaman ciddi değildir, sadece birlikte oyun oynadığınızı düşünür. Ama siz, onun, istediğiniz şeyi tam olarak yapamaması karşısında sinirlenir ya da ısrarcı olmaya başlarsanız, oyun, eziyete dönüşür. Onun gözünde bu ikisinin arası yoktur: bir şey ya oyundur, ya da eziyet. Eğer kuşunuz bir şeyi eziyet olarak görmeye başladıysa, bu eziyeti yapan kişiye olan güveni sarsılacaktır. Böylece güven fobisine doğru koşar adım yaklaşılır. Herhangi bir durumda, birlikte oyun oynarken, eğitim verirken, konuşma çalışmaları yaparken, birlikte dolaşırken, elden yemek yerken vs. her durumda, kuşunuzu gözleyin, keyfinin yerinde olduğundan, eğlendiğinden emin olun (bunu neşeli bir konuşmayla, el çırpmayla, şarkı söylemeyle, hatta müzik açmakla bile sürdürebilirsiniz). Eğer sıkılmış, endişeli vs. görünüyorsa, her ne yapıyorsanız bırakın çünkü o aşamadan itibaren yapacağınız herşey onun gözünde eziyet anlamına gelir.

Kanat ayarı

Kanatları kısa kesilmiş dolayısıyla havada hiçbir şekilde süzülemeyen bir kuş güven sorunlarına son derece açık olur. Bilhassa arada tam bir güven oluşmamışken kanatları kısa kesilmiş kuşlar, ümitsizliğe çok kolay düşebilmekte. “Nasılsa kendimi kurtaramayacağım” düşüncesi onları içten içe yerken, çevrelerinde gördükleri nesnelere, oyuncaklara, insanlara daimi bir şüpheyle bakmaya başlarlar. Artı kendilerine güvenleri de çok zayıf olur. Uçabilmek onlar için hayati bir öneme sahiptir ve kendilerine olan güvenlerini destekleyen en önemli özellikleridir. Bu nedenle kuşunuzun bu önemli yeteneğini elinden almadan önce çok dikkatli düşünmeli ve kanat ayarının gerçekten gerekli olduğundan emin olmalısınız. Uçamayan kuş karşılaştığı yeni nesnelere, yeni durumlara karşı oldukça tedirgindir. Üstüne bir de henüz tam bir güven beslemediği bir insan gelip onun sağına soluna dokunmaya, ona çeşitli komutlar vermeye başlarsa, fobik tepkilere çok hoş bir adım atmış oluruz.
Kanat ayarının çeşitleri olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Kanat ayarı yaptıracaksanız bile, “kısa” bir kesim yapılmamasına dikkat edin. Normal kanat ayarı, kuşun havada süzülebileceği ama yükselemeyeceği kesimdir. İdealiyse, “uçan” bir kuşla birlikte yaşamayı öğrenmenizdir.

Fazla hareket ve gürültü

Papağanların çoğu kedilerden farklı olarak, elektirik süpürgesi gibi gürültülü aletlere bayılır. Duyduğu gürültülü sesin sesini bastırmak ve ondan baskın çıkmak için, ya da sırf oyun niyetine avazları çıktığı kadar bağırmaları eğlencelidir. Ancak papağanınız neden-sonuç ilişkisi kurabilen ve mantık yürütebilen bir hayvan. Bu nedenle kaynağını anlayamadığı ya da kendisine açıklanmayan gürültüler onu korkutabilir. Ayrıca, psikolojisi hassas bir canlı olarak, “sürekli” gürültülü ortamda kalmak da onun için tahammül edilebilecek bir şey değildir. Papağanlar gürültülü canlılar olmakla birlikte sessiz ve sakin anlara da ihtiyaç duyar. Kulakları bizim kulaklarımızdan kat kat hassastır. Bizlerin duyamadığı sesleri duyarlar. Bu nedenle müzik açarken, konuşurken, şarkı söylerken, gürültü yayan aletleri kullanırken onların hassas kulaklarını düşünmek durumundayız. Aynı şekilde çevresinde daimi olarak hareket görmesi de kuşu huzursuzlandırabilir.
Sürekli yüksek sese ve fazla çevre hareketine maruz kalan kuşa ne olur? Herşeyden önce kendisini rahatsız hisseder ve strese girer. Rahatsız ve stresli bir kuş tedirgin ve ürkektir. Tedirgin ve ürkek kuş, savunmadadır ve herşeyi saldırı olarak algılayabilecek bir ruh halindedir. Sizin yaptığınız masum bir hareket dahi onun bakışından tehdit olarak algılanabilir. Böylece fobileri tetikleyebilecek bir ortama zemin hazırlanmış olur.

Aç ve susuz kalma

Bu elbette bilinerek yapılan bir şey olamaz. Belki unutkanlık, belki kuşun sizin haberiniz olmadan yemini suyunu yaramazlık yapıp dökmüş olması vs. nedenleriyle kuşunuz aç-susuz saatler geçirmiştir. Ancak bu aç kalma-susuz kalma durumu fobiye neden olabilecek etkenlerden biridir. Karnı doymayan, susuz kalan kuş çevresine karşı güvensizleşir. “Burası yaşamak için iyi bir yer değil galiba” diye düşünür. Buna benzer şekilde, bazı insanlar papağanlarını belli bir yemekten yesin yada elinden yemek yesin diye de aç bırakabiliyor. Bunun ne kadar büyük bir yanlış olduğunu görebiliyorsunuzdur. Evet, kuşunuz aç olduğu için einizle verdiğiniz şeyi yedi ama yaşadığı ortama olan güvenide sarsıldı. Açlıkla, susuzlukla terbiye olmaz.

Kazalar

Bu da elinizde olmayan bir şeydir ancak yine, fobik tepkilere yol açabilen etkenlerden biridir. Kazara kafesi devrilen bir sevda papağanı ilerleyen zamanlarda kafesine karşı bir fobi geliştirebilir. Yada düşüp bir yerini inciten bir papağan uçmaya karşı korku geliştirebilir, yada tırnak kesimi yaparken tırnağının kanaması, pençesini size teslim etmeye korkmasına neden olabilir. Kuşunuz uçarken görmeden ona elinizle çarpmanız, yanlışlıkla üstüne basmanız vs. kuşunuzun “size” yada elinize korku beslemesini tetikleyebilir. Kazalar olduğunda eğer çok ciddi bir durum yoksa, kuşunuzla bol bol ilgilenin. Onu kafesine koyup yalnız başına bırakmayın. Aksine, yanında olun, onu rahatsız etmeden sevin, özür dileyin. Yapılanın bir kaza olduğunu ve bir daha yaşanmayacağını söyleyin. Ne demek istediğinizi hissedecektir.
Bunun yanısıra, papağanınızın fobik tepkilerini “sizin yada başkasının” başına gelen kazalar da tetikleyebilir. Kuşunuzun gözü önünde aynayı düşürüp büyük bir gürültü çıkarmış, üstüne birde feryat figan bağırmışsanız, kuşunuz yine “çevreye karşı güvensizlik” hissetmeye başlayacaktır.

Kavgalar

Evinizde kavga dövüş bağırtı çağırtı bol yaşanıyorsa, kuşunuz büyük ihtimalle çok stresli, çevreye karşı güvensizlik içindedir. Bazıları tüy yolar, bazıları fobi geliştirir. Stres, sinir bozukluğu, papağanları insanları etkilediğinden çok daha fazla etkiler. Çünkü onların canı sıkıldığında alıp başını gitme, yada balkona çıkıp nefes alma, rakı içip arkadaşlarıyla dertleşme, arkadaşına gidip ailesine tavır alma vs. gibi bir şansı yoktur. Siz onun kaldırabileceğinden yüksek bir sesle ortalığı inletirken, tabaklar havada uçuşurken o kafesinde pısmış bir şekilde oturur ve sizi izler yada rahatsız olduğunu “çığlık atarak, sizin sesinizi bastırmaya çalışarak” anlatmaya çalışır. Bir evde huzursuzluk varsa, o evin papağanıda huzursuzdur. Tabii insanlık hali, her anımızda pollyanna olacak değiliz ancak en acı anlarımızda bile, sorumluluğumuzu bilerek yaşananları kuşlara olabildiğince yansıtmamamız gerekli. Papağanların yanında ağlamamalı, birilerine bağırmamalı, vurmamalısınız (hatta durun yahu niye vuruyorsunuz birbirinize, konuşun, değil mi Acik-agizli-gulumseme) Aynı şekilde anneler çocuklarına papağanların yanında zılgıt atmamalı, çocuklarda kuyruğu kopmuş kedi gibi viyaklamamalı. Smile

Terk edilme

Terk edilmek, papağanların güven konusunda yaşadıkları en tramvatik olaylardan biridir. Gerekçeniz basit olabilir; yerleri hep tüy yapıyordu, meğer alerjim varmış, eşim istemedi, annem istemedi, ilgilenemiyordum vs. Ama onu için bu olay “hiçbir zaman” basit değildir. Gerekçeleriniz sadece kendi vicdanınızı rahatlatır ancak papağanınız açısından “terk edilmek” terk edilmektir. Papağanlar bir eve geldikten bir kaç ay içerisinde ortamına alışmaya, sürekli gördüğü insanları sürü olarak kabul etmeye başlar. Belki size çok yakın davranmıyordur hala ama, kesinlikle alışmaya, kilitli kapıları aralamaya başlamıştır. (elbette siz odun gibi ilgisiz davranmıyorsanız hayvana) Kuş yavaş yavaş “burası benim yuvam ve bu insan/lar da benim yeni sürüm” düşüncesini kabullenmeye başlar. İşte bu aşamadan sonra pat diye “ben yeşil kuş istemiyorum, gri istiyorum” türü bir gerekçeyle kuşunuzu petshopa yada başka bir eve gönderirseniz kuşta derin bir psikolojik yara açmış olursunuz. Hele hele aradan beş on sene geçtikten sonra kuşunuzu kapı dışarı ediyorsanız, bunun psikolojik etkisi kuşta çok daha ağır olur. Terk edilmek, papağanınız için “sürüsünden atılmakla” aynı şeydir. Sürüsü olmayan papağan avcılara kolay hedeftir. Kendisini yalnız hisseder, istenmediğini bilir. Yeni bir eve gittiğinde de sürekli “yine istenmeyeceğini, yine evden atılacağını” düşünerek güven sorunları yaşar. Eğer evinize, daha öncesinde başka evde yaşamış, terk edilmiş bir kuş aldıysanız, ona özel bir sevgi/ilgi göstermeniz, ona “ne olursa olsun seni terk etmeyeceğiz” mesajını vermeniz gerekir. Kuş ele alışkın, size kendisini sevdiriyor bile olsa, ona “kalıcı olduğunu” hissettirmezseniz, aranızda sahte bir ilişki olur. Kafasını kaşıtır belki ama size bağlanamaz.

Şiddet

Kuşlara şiddet gösterilmez, elbette. Bir kuşa tokat atmak istiyorsanız aynaya dönüp kendinize tokat atın, sizi sakinleştirir belki biraz. Papağanınız sizi kızdırıyorsa, sizi o kadar öfkelendirecek şeyler yapıyorsa, bunun sorumlusu yine sizsinizdir. Ya eğitim vermeyi becerememişsinizdir, ya yanlış bir teşvik yapıp kötü davranışı körüklemişsinizdir, ya diktatör havasına bürünüp papağanınızın size boyun eğmesini beklemişsinizdir yada beklentilerinizi çok hızlı yükseltmişsinizdir. Bir eşyayı kırdıysa suçlusu sizsiniz, bir kuş diğerine zarar verdiyse suçlusu sizsiniz, çocuğunuzun parmağı ısırıldıysa suçlusu sizsiniz, pencere pervazlarınız gittiyse suçlusu sizsiniz, her durumda suçlu sizsiniz. Bu yüzden ona kızmanız, şiddet göstermeniz “haksızlık”. Üstelik o kendisine neden kızıldığını “hiçbir zaman” anlamayacak. Sorumluluk tamamen sizde!

Şiddet, haksızlık olduğu kadar, yıkıcı bir deneyim papağanlar için. Daha önce onların gözünde ne kadar korkunç yaratıklar olduğumuzu anlatmıştım. Bizim ne kadar güçlü olduğumuzu da biliyorlar. Durum buyken ona sert tavırlar göstermemiz, ona elimizle, sesimizle şiddet göstermemiz papağanınızın size olan korkularını tetikleyecektir. Papağanlar tepkisel hayvanlardır. Yumuşak tavırlara yumuşak, sert tavırlara sert tepki gösterirler. Kızmanızdan, vurmanızdan, bağırmanızdan, kaba saba tavırlarınızdan anlamazlar. Papağanlar zarif ve hassas kuşlardır, bu nedenle onlara her ne öğretilecekse, duygusal özelliklerine uyumlu davranarak birşeyler öğretilebilir. Hırladığı için kafesine vurmanız, sizi ısırdığında elinizle onu ittirmeniz vs. ilkel insani tepkilerdir ve kuşunuz açısında nedeni belli olmayan anlamsız şiddet gösterileridir. Papağanınızın bu tepkilerinizi “avcı, saldırıyor” dışında bir yere oturtması da imkansızdır. Onun gözünde iki yeriniz olabilir. Sürünün parçası, dost musunuz? Yoksa avcı, tehlikeli düşman mı? Sizi düşman olarak görmeye başladığında, dostluğunuzu kabul ettirmeniz çok ama çok zor olacaktır. "Ele karşı" fobik korkuları olan kuşların ekseriyeti, "insan eliyle" ilgili dolaylı yada doğrudan şiddet görmesinden kaynaklıdır. Dolaylı yoldan şiddet, örneğin kuşun iki elle birden yakalanması, isteği dışında elde tutulması, zorla musluk altına sokulması vs.dir.

alıntıdır...
Papağanlar ve güzel sesli kuşlar sözleri yüzünden hapsedilirler, aptal balıkçıl istediği gibi dolaşır; çünkü susmak en iyi politikadır...
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:02:52
#2
güzel bir paylaşım kesinlikle okunması gerekiyor +rep
Bir gün kıyamet kopar çöker karanlık
ALLAH bizi affetmez çok günah aldık
Sevenler ayrılamaz,bir plan yaptık
Tüm ÇARŞI cehenneme kombine aldık.


Özel Mesaj İle Yardım Talebi Yasaktır!
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:02:58
#3
Güzel ama çok uzun abi ya...
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:03:09
#4
olsun uzunluğu sorun değil içindeki bilgiler önemliSmilehem ne işin var işte oku okumanda gelişmmiş olurSmile
Bir gün kıyamet kopar çöker karanlık
ALLAH bizi affetmez çok günah aldık
Sevenler ayrılamaz,bir plan yaptık
Tüm ÇARŞI cehenneme kombine aldık.


Özel Mesaj İle Yardım Talebi Yasaktır!
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:03:22
#5
(22.11.2012, Saat:03:09)xıdır Nickli Kullanıcıdan Alıntı: olsun uzunluğu sorun değil içindeki bilgiler önemliSmilehem ne işin var işte oku okumanda gelişmmiş olurSmile

okuyum önemli değilde saatte 2 be abi...
Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:03:27
#6
zamanın olunca okursun canım kardeşim acele yokSmile
Bir gün kıyamet kopar çöker karanlık
ALLAH bizi affetmez çok günah aldık
Sevenler ayrılamaz,bir plan yaptık
Tüm ÇARŞI cehenneme kombine aldık.


Özel Mesaj İle Yardım Talebi Yasaktır!
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:09:20
#7
(22.11.2012, Saat:02:52)xıdır Nickli Kullanıcıdan Alıntı: güzel bir paylaşım kesinlikle okunması gerekiyor +rep

tşkler ata abi...
Papağanlar ve güzel sesli kuşlar sözleri yüzünden hapsedilirler, aptal balıkçıl istediği gibi dolaşır; çünkü susmak en iyi politikadır...
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:11:04
#8
harika bir paylaşım teşekkürler.
Kuşlarınızı veterinere götürün,onlar size muhtaç.

yakışıklı piedim dengesiz kuşum boncuk Male
lutino jessica Female

http://img194.imageshack.us/img194/2257/qbqi.jpg


Ara
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 22.11.2012, Saat:11:35
#9
(22.11.2012, Saat:11:04)missdance Nickli Kullanıcıdan Alıntı: harika bir paylaşım teşekkürler.

ben tşk ederim açelya hanım..
Papağanlar ve güzel sesli kuşlar sözleri yüzünden hapsedilirler, aptal balıkçıl istediği gibi dolaşır; çünkü susmak en iyi politikadır...
 Konu: Cvp: Papağanlarda Fobi
 Tarih: 16.03.2013, Saat:17:04
#10
aynen çok güzel bi paylaşım olmuş. insan bunların birçogunu bilse bile okuyup görünce daha hassas şekilde anlıyor ve de daha hassas şekilde yaklaşır kuşlarına . ayrıca eş tutmuyor diye değiştirmeyi düşündüğüm kuşumuza da bi özr borçlandım iyi mi Smile +rep :=)
Alyanak benim bir tanemm Heart Alkis Heart
Alyanak: Pied (E)
Akyanak:WF Pearl (D)
Ara
 


Papağanlarda Fobi konusu
Papağanlarda Fobi Konusunun Linki Direk Link
Papağanlarda Fobi Konusunun HTML Kodu HTML Link
Papağanlarda Fobi Konusu BBCode Linki BBCode Link
Papağanlarda Fobi Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Sultan Papağanlarda soğuk algınlığı 34utku 2 577 08.03.2015, Saat:18:21
Son Yorum: 34utku
  Papağanlarda Psittacosis sagocusero 8 1,514 12.08.2013, Saat:11:35
Son Yorum: sagocusero
  papağanlarda dışkı kontrolü Açelya 2 2,342 08.02.2013, Saat:16:04
Son Yorum: Açelya
Resim Papağanlarda Tüy Yolma .. kubilay1989 0 1,485 10.02.2012, Saat:12:10
Son Yorum: kubilay1989



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
DMCA.com Protection Status